fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

SUSUZ HAYAT

HUZUR İSLAMDADIR......İSLAMSIZ HAYAT,SUSUZ HAYATTIR.

ÇANAKKALE SAVAŞINDA İNGİLİZ OYUNU

HAMİT HAKSEVER

mehmet selim polatÇANAKKALE SAVAŞINDA İNGİLİZ OYUNU

Tarihboyunca İslam’a en büyük düşmanlığı İngilizlerin yapmış olduğunu görürüz.Günümüzde ise Amerika, yeni düşman addettiği İslam’a ve İslam dünyasına karşıahlaksızca saldırırken İngilizler bu saldırılara ve Amerikan projelerine tamdestek vermekte ve Amerika ile omuz omuza hareket etmektedirler. Bu yazımızda,Çanakkale savaşında İngilizlerin yaptığı alçaklıkların bazılarını inceleyecekve bu alçaklıkların günümüzdeki versiyonlarına dikkat çekeceğiz.

 

İngilizlerÇanakkale için sömürgeleri altında olan müslüman ülkelerden askertopluyorlardı. Saf müslümanları, “Sizin halifenizi Almanlar kaçırdı. Biz, sizinhalifenizi kurtarmak için Almanlarla savaşıyoruz.” diyerek kandıran İngilizler,bu yalana kanmayan müslümanları, ailelerini öldürmekle tehdit ederek zorlacepheye sürdü. Gelmek istemeyenleri ise öldürdüler. İngiliz’in oyununa gelenmüslüman askerler Çanakkale’de, Türklerle savaştıklarından habersiz harpediyorlardı.

 

Birbayram sabahı ilahî bir lütuf olarak Türk siperlerinin üzerini bulutlarkapamıştı. Düşmanın, siperlerimizi gözetleme imkanı ortadan kalkmıştı.Askerlerimiz çok sevinmişti. Zira bayram namazı kılmayı çok arzu ediyorlarfakat komutanları, toplu halde namaz kılmanın düşman için bulunmaz bir fırsatolacağını söyleyerek müsaade etmiyordu. Siperlerimiz bulutlarla kapandığınagöre artık namaz kılınabilirdi. Komutanından erine hep beraber saf tuttular vevecd içinde namaza durdular. Bayram namazını kıldıktan sonra hep bir ağızdanşevkle tekbir getirmeye başladılar. Bu sırada düşman siperlerinden gürültü,arkasından da silah sesleri gelmeye başladı. Meğer, kendileri gibimüslümanlarla savaştıklarını anlayan kandırılmış askerler, düşman siperlerindekarışıklık çıkarmışlardı. İngilizler de onların bir kısmını kurşuna dizmiş, birkısmını da cephe gerisine çekmişti.

 

Müslümanaskerleri kandırarak cepheye süren İngilizler, müslüman olmayan Avustralya,Yeni Zelanda gibi ülkeleri de propaganda yolu ile kandırıyordu. Hıristiyandevletlerine, dünyayı barbar Türklerden kurtarmanın zamanı gelmiştir, diyorlar.Bu savaşın aynı zamanda bir haçlı savaşı olduğunu ifade ediyorlardı. Avustralyave Yeni Zelanda’dan gelen Anzak askerleri de İngilizler tarafındankandırılmıştı. Çanakkale savaşında Türklerin kahramanlığı gibi insanlığına dahayran kalan Anzak askerleri İngiliz kalleşinin gerçek yüzünü görüyordu.Nitekim İngilizler onlara “Türkler yamyamdır. İnsan eti yerler. Dünyayı buyamyamlardan kurtarmak için savaşıyoruz” şeklinde propagandalar yapmışlardır.Fakat onlar cephede gördüler ki Mehmetçik kendi hayatını tehlikeye atarakdüşman askerini kurtarabilecek kadar, kendi yaralı iken düşman askerininyarasını sarabilecek kadar, kendi bayat ekmek yerken düşman esirine taze ekmekyedirebilecek kadar insanlığın zirvesindedir. Çanakkale’ye gelirken Türklerdennefret eden Anzaklar, Türklere hayran kalarak memleketlerine dönmüşlerdir.

 

İngilizlerinÇanakkale’de yaptıkları âdiliklerden birisi de kimyasal gaz kullanmateşebbüsleridir. Bu insanlık cinayeti, Lordlar Kamerasında Çörçil tarafındangündeme getirilmişti. Bunun bir insanlık suçu olduğu vurgulanınca Çörçil,“Türkler insan değildir. Bu yüzden gaz kullanmamızda bir sakınca yoktur”diyerek oradakileri ikna etmişti. Varillerle kimyasal gazlar gemilere yüklenipÇanakkale’ye sevk edildi. Rüzgar, mevsimin özelliğinden dolayı denizden karayadoğru esiyordu. Varillerin kapaklarını açacaklar, rüzgarın etkisiyle karayadoğru esen gazlar Türkleri zehirleyecekti. Fakat Müslüman Türk’e olan ilahîyardım İngilizlerin hesabını bozmuştu. Variller Çanakkale’ye ulaşınca rüzgaryön değiştirmiş, karadan denize doğru esmeye başlamıştı. Bu durum savaş boyuncadevam etti.

 

Zehirligaz kullanmaya muvaffak olamayan İngilizler başka bir kalleşliğe, başka birinsanlık suçuna imza atmayı başardılar. 28 Haziran 1915 gecesi direk, SargıYeri Hastanesini hedef alarak, çoğu parmağını bile kıpırdatamayacak kadar ağıryaralı olan 18.000 yaralı askerimizi şehit ettiler. Mehmetçiğimiz onlarınhastane gemilerinin hiçbirine tek kurşun bile atmazken, buna mukabil düşmanınyaralı askerlerini bile büyük bir şefkatle tedavi ederken İngilizler Ortaçağdankalma vahşiliklerini pervasızca sergiliyorlardı. Bir savaş ve insanlık suçuişleyerek 18.000 savunmasız insanı katlediyorlardı.  

 

Çanakkale’deİngilizler ve müttefikleri mağlup oldular. Savaş bitti, fakat İngiliz hilesibitmedi. Savaştan sonra İngilizler Londra’nın iki önemli caddesine, Oxford veCambridge caddelerine birer heykel dikmişlerdi. Hâlen mevcut olan buheykellerde, Osmanlı askerinin süngüsünün ucunda bir İngiliz askeri tasviredilmekte ve altında şu ifadeler yazmaktadır: “Türkler, Çanakkale’de babanıböyle öldürdüler”

 

Şuikiyüzlü İngilizlere bakın. Aldatmacaları ile yetmiş iki milleti peşlerinetakıp dev zırhlılarla, dünyanın bir ucundan gelip ülkemizi işgal etmeyeçalışıyorlar, her türlü imkansızlığa mukabil göğüslerindeki imanla savaşanMehmetçiğe ölüm kusuyorlar, buna mukabil vatanını savunan Türkler hunhar,saldırgan İngilizler mazlum oluyor.

 

Bugünde yapılan şeyler dün yaşadıklarımızın benzeridir. Dünyanın bir ucundan kalkıpgelen Amerika ve İngiltere, Ortadoğu’yu işgal etmeye çalışmakta, buna mukabilülkesini savunmaya çalışan bir avuç direnişçiye terörist damgasınıvurmaktadırlar. Irak’ın işgalinde yeniden görüldüğü üzere öncelikle müslümanımüslümana kırdırmayı hedeflemektedirler. Bu yüzden etnik farklılıkları vemezhep farklılıklarını ön plana çıkarmakta, müslümanların birbirine düşmesineçalışmaktadırlar. Dünyayı yanlarına alabilmek için müslüman ülkelerde kimyasalsilah olduğunu ve bu ülkelerin dünya barışını tehdit ettiğini iddia etmektedirler.Halbuki dünyayı asıl tehdit eden kendileridir. Nitekim Amerika, Hiroşima veNagazaki’ye atom bombası atarak yüz binlerce masum insanı buharlaştırmış,İngiltere ise başarılı olamasa da Çanakkale’de gaz kullanmaya teşebbüsetmiştir. Kimyasal silah kullanmadan yana sabıka dosyaları kabarık olansaldırgan müttefikler, kendilerinin, dünyanın en korkunç kimyasal ve nükleersilahlarına sahip olmasında herhangi bir sakınca görmemekte buna mukabil birmüslüman ülkede bu silahların olabilme ihtimaline bile savaş açabilmektedir.Hayalî gerekçelerle müslüman ülkeleri işgal edebilmektedirler. 

 

Gerekİngilizler, gerek Amerika ve gerekse diğer batılı devletler dün ne iseler bugünde aynısıdırlar. Tarihten ibret alıp yanlış adım atmamamız gerekmektedir.Maalesef bizim içimizde de Amerika, İngiltere ve batılı devletlerle hareketetmeyi savunan gafiller bulunmaktadır. Ziya Gökalp’in bu hususta öğüt veren şudörtlüğü dikkat çekicidir:

      Kardeş dalgın çıkma yola

      Bir yol tut ki emin ola

      Önde varsa bir İngiliz,

      Gitme sakın, fena bir iz.

 

Şu gerçeği asla unutmayalım ki İngiliz’in, Amerika’nın veya AB’nin izinden gitmekbize az şey kazandıracak fakat çok şey kaybettirecektir. Kaybedeceğimizşeylerin en büyüğü ise Müslümanlıkla ve Türklükle yoğrulmuş millî şahsiyetimizolacaktır. Unutmayalım ki, millî şahsiyetini kaybeden milletler millîhakimiyetlerini de kaybetmiş demektir...

Kaynak:Ilkadim  dergisi, 04/2005

Mehmet Selim Polat